|
Jim ile Mary |
|
Jim ile Mary akıl hastanesinde iki hastadır. Bir gün hastanenin
yüzme havuzunun etrafında dolaşırken Jim aniden suya atlayıp en dibe
batar. Bunu gören Mary hemen ardından atlar ve dibe kadar yüzüp Jim'i
kurtarır. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranışı hastanede olay olur.
Bunu duyan başhekim de Mary'nin artık iyileştiğini düşünüp, hastaneden
derhal taburcu edilmesi emrini verir. İşlemler yapılır, belgeler
çıkartılır, Başhekim ayni gün Mary'nin yanına gider: -Mary, sana bir
iyi bir de kötü haberim var. İyi haberim, yaptığın kahramanca
davranıştan ötürü anladık ki akli dengen tamamen yerinde ve böylece
hastanemizden taburcu oluyorsun. Kötü habere gelince, kurtardığın
hasta, Jim, intihar etmiş. Az önce odasının banyosunda kendisini asmış
bulundu. Mary gayet sakin yanıt verir: -O intihar falan etmedi ki.Ben
onu astım kurusun diye. |
|
Fare ve Kedi |
Kendisini fare zannettiği için ailesi tarafından bir akıl
hastanesine yatırılan adam, birkaç yıllık bir tedavinin ardından;
iyice kendine gelmiş. Doktorlar, artık taburcu etmeyi düşündükleri
hasta ile son bir görüşme yaparak,iyileştiğinden emin olmak
istemişler. Adama sormuşlar: -"Söyle bakalım; sen insan mısın, fare
misin?" Adam gülümsemiş: -"Doktor bey, o günleri geride bıraktım.
Elbette ki ben bir insanım." Doktorlar, içleri rahatlayarak: -"Tamam o
zaman, artık burada kalmana gerek kalmadı", demişler ve çıkış
belgelerini uzatmışlar. Birkaç dakika sonra, gruptaki doktorlardan
biri bahçeye çıktığında, adamı bir ağacın arkasına saklanır halde
görmüş. -"N'oldu yahu? Sıkılmadın mı buradan, çıksana, git özgürlüğün
tadını çıkar!" -"İyi de doktor bey, orada bir kedi var!" -"Eee, ne
olmuş kedi varsa; hani sen artık bir fare olmadığını biliyordun?" -"Ya
doktor bey, ben fare olmadığımı biliyorum da; kedi benim fare
olmadığımı nereden bilecek?"
|
|
Delik Deşik |
Delinin teki süzgec tenceresini pencereden atmış.Diğer deli
sormuş.(Süzgec tenceresini niye attın?) diye sormuş. Diğer delide
(delik deşiktide ondan) demiş.
|
|
Yüzme |
Günün biride delilere yüzmelerini söylemişler.Hava çok sıcakmış.
Deliler bunu severek kabul etmişler
Ama havuz boşmuş.Atlayan çakılıyormuş.Bütün deliler atlamış ama son
deli atlamamış.Bu deli akıllanmış diye konuşurken sormuşlar.Deliye
peki san niye yüzmüyaorsun diye sormuşlar.
Deli:Ben yüzmeyi bilmiyorum ki demiş.
|
|
Yastık |
Delinin biri sırtında kocaman bir boruyla acele acele ilelerken,
bir başka deli:
- Oğlum o boruyu öyle nere götürüyosun ?
Bizim deli:
- Eve götürüyorum.Yastık yapacam
Diğer deli:
- Oğlum hiç borudan yastık olurmu. Başın ağrımaz mı?
Borunun altında iyice ezilmiş olan bizim deli diğerine sitemli
sitemli:
- Yav oğlum, senin de kafan hiç çalışmıyor.Böyle kullanacak değilim
heralde. İçine pamuk koyacam
- Haaa o zaman olur işte
|
|
Delikten Bakanlar |
Akıl hastanesine yeni atanan doktor, koridorlarda dolaşırken birde
bakmış, otuz kırk kadar hasta sıraya girmişler, bir kapıdali delikten
içeri bakıyorlar, sırası geçen tekrar sıraya geçiyormuş. Bunun ne
olduğunu merak eden doktor delikten bakmaya çalışınca, deliler buna
engel olup,
- Sıraya geç hemşerim, bak biz sabahtan beri sıramızı bekliyoruz, diye
adamı terslemişler. Çaresiz sıraya geçen doktor, onbeş yirmi dakika
bekledikten sonra sıra kendisine gelince, delikten içeri bakmış fakat
birşey görememiş. Bu arada arkada sırasını bekleyenler,
- Hadi kardeşim, işimiz gücümüz var seni mi bekleyeceğiz, diyerek
doktoru kenara iteklemişler. Baktığından birşey anlamayan doktor
tekrar sıraya geçmiş, sıra kendisine gelince yine bir şey görememiş,
arkasındakiler itekleyip kenara atmışlar. Bunun üzerine genç doktor
hastalara,
- Arkadaşlar iki defa baktığım halde hiçbir şey göremedim, neden acaba
? diye sorunca, hastalardan biri :
- Doktorcuğum, sen iki defa bakıp birşey görememişsin, biz senelerden
beri baktığımız halde hiçbir şey göremiyoruz, diye cevap vermiş. |
|
Bir Kedi Daha |
Akıl hastanesinden kaçan iki deli, karşıdan gelen bekçiyi görünce
iri gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar.Bekçi,onların ayak
seslerini işitmişti.Sordu:
- Kim o?
ıçlerinden biri kedi gibi miyavladı.
Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki,delilerin
ayakları altındaki yapraklar hışırdadı.Bekçi geri dönüp yine seslendi:
- Kim var orada?
ıkinci deli cevap verdi:
- Bir kedi daha. (fora)
|
|
Masraf Kapısı |
İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler.O
sevinçle saatte 160’la uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzicinin
önünde durdular. Arabayı süren;
- Yüz bin liralık dedi.Süper olsun.
Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra ;
- Gidin işinize be ! diye bağıdı.Sizin civatalarınız gevşek !
ıkincisi , araba kullana’a dödü
- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile! (fora)
|
|
Gazete |
|
Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı,
bir kalabalık gözüne çarpmıştı.Hemen oraya seğirtti.Deliler bir halka
oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı : -Papendreu
seçimleri kaybetti.Hastaneye kaldırıldı...Bulgar zulmü devam
ediyor.Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine
ulaştı...Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı... Başhekim bu işten
hoşlanmış : -Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş. -Efendim,
demişler.Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor, haberleri
bildiriyor. Başhekim daha da hoşlanmış.Dolaşmasını sürdürmüş.Az
ileride birde ne görsün! Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine
bağlanıp bir köşeye atılmamış mı! -Onlar mı, okunup da iadeye gidecek
eski gazeteler efendim...(fora |
|
Kasap |
İki deli bir gün oyun oynamaya karar vermiş.Biri diğerine:
_Hadi ben kasap olayım sen de müşteri ol demiş.Diğeri de kabul
etmiş.Müşteri olan deli kasaba gelmiş ve:
_Bir kilo odun verir misin usta demiş. Diğeri de:
_Peki.Şişeleri getirdin mi demiş. |
|