logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 07-30-2014
Saat: 04:59

Site Map Contacts anasayfa

Chat Girişi

Anket

    • Süperligde bu sene sizce kim şampiyon olur?

      View Results

      Loading ... Loading ...
  • REKLAM

    reklam

    GoogLe Arama

    Özel Arama
    You are here: Home

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 16 Ekim 2012 / 9:36

    YARDIMLARINIZI BEKLİYORUZ

     

    BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ONU KORUYAN İNSANDIR
    TOPRAK; EĞER ÜZERİNDE ONU SEVEN İNSAN YAŞIYORSA VATANDIR.

     

    ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİ UNUTMAYALIM YARDIM EDELİM.

    NE MUTLU TÜRKÜM DİYE

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 24 Şubat 2013 / 20:28

    körler dernegi YARDIMLARINIZI BEKLİYORUZ. ENGELLERİ HEP BİRLİKTE AŞABİLİRİZ. BİZLER KOÇAMAN BİR AİLEYİZ 

     

    Altı Nokta Körler Vakfı,1972 senesinde kurulmuştur. Kuruluş amaçları;

    * Körlerin eğitilmesi, rehabilite edilmesi,

    * İşyerlerine yerleştirilmesi ve işyerlerinde verimli hale getirilmesi,

    * Körlüğün önlenmesi ve sorunları doğrultusunda kamuoyu oluşturulmasıdır.

    Kurucuları arasında İstanbul Valiliği, İstanbul Belediyesi, Milliyet Gazetesi, Altı Nokta Körler Derneği, Lions 118-T Yönetim Çevresi ve bazı Lions Kulüpleri, önemli iş insanları, Türkiye’de bulunan yabancı misyon mensupları mevcuttur. Vakıf, Milliyet gazetesinin açtığı kampanyadan elde edilen bağışın da katkısı ile, Altı Nokta Körler Derneği’ne İstanbul Belediyesi’nce tahsis edilen arazi üzerine Altı Nokta Körler Rehabilitasyon Merkezini inşa etmiş ve Sağlık Bakanlığı ile yapılan bir Protokolle Merkezi işletmeye açmıştır.

    Bugün Emirgan Altı Nokta Körler Rehabilitasyon Merkezi, Vakıf ile SHÇEK’in (Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu) işbirliğiyle, yetişkin görme engellilere temel ve mesleki rehabilitasyon eğitimi hizmeti vermektedir. Temel eğitim, görme engelli kişinin günlük yaşamını bağımsız sürdürmesini amaçlamaktadır. Mesleki eğitim programında yer alan, iş atölyesi, santral operatörlüğü, bilgisayar ve masaj eğitimleri ile görme engellilere mesleki formasyon kazandırılarak ekonomik bağımsızlıklarını sağlamalarının yolu açılmaktadır.

    Vakıf son senelerde sağladığı fonlarla hizmetlerine yeni ve çağdaş bir anlayış getirmiştir. Bu anlayış körlük ve körlerle ilgili konulardaki yaklaşımlarında toplumun Avrupa standartını yakalamasını hedeflemektedir. Körler gerekli alt yapı sağlandığı takdirde her türlü iş kolunda istihdam edilebilirler. Bunun için gerekli eğitim imkanlarının onlara sağlanması ise toplumsal bir sorumluluğumuzdur.

    Bu sorumluluk bağlamında Vakfın tamamladığı ve yürüttüğü projeler;

    Görme engellilere Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde kazanacaklar hukuki haklar, ülkemizdeki ve Avrupa’daki uygulamalar konusunda bilgi veren ve AB tarafından fon sağlanan “Görme Engelliler Bilgi ve İletişim Projesi” 2007 yılında tamamlanmış.

    Vakfın, aynı zamanda AB tarafından fon sağlanan “Intergen: Nesiller Arası Bilgi Transferi”, İŞKUR tarafından fon sağlanan “Görme Engelliler Çağrı Merkezi Eğitim ve İstihdam Projesi”, Sabancı Vakfı tarafından fon sağlanan “Görme Engellilerin İş Yaşamına Entegrasyonu Projesi” olmak üzere devam eden 3 projesi bulunmaktadır.

    Vakfın bünyesinde bulunan Göz Merkezi, Masaj Ünitesi, Halı Saha ve Sosyal Tesisleri ucuz ve kaliteli hizmet anlayışı ile ihtiyacı olanlara hizmet vermekte aynı zamanda Vakfımıza gelir sağlamaktadır.

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 24 Şubat 2013 / 20:36

    türk kızılay HAYDİ TÜRKİYE İNSANIMIZ İÇİN EL ELE OLALIM DAHA GÜZEL BİR TÜRKİYE İÇİN!!!

    Merhamet Eliniz, Türk Kızılayı ile İhtiyaç Sahiplerine Ulaşıyor,

    Türk Kızılayı Halkından aldığı güçle 144 yıldır yükselmeye devam ediyor..

    TürkKızılayı Kamu Yararına Çalışan bir kurum olup izin almaksızın yardım toplamahakkına sahiptir. 

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 24 Şubat 2013 / 20:46

    Şehit Aileleri Yardımlaşma Sosyal Kültürel ve Dayanışma Derneği Genel Merkezimiz ŞEHİTLER ÖLMEZ BU VATAN BÖLÜNMEZ

    ŞEHİT AİLELERİ DERNEĞİ
    Şehit Aileleri Yardımlaşma Sosyal Kültürel ve Dayanışma Derneği Genel Merkezi

    Şehit Aileleri Yardımlaşma Sosyal Kültürel ve Dayanışma Derneği Genel Merkezimiz 25.10.1999 yılında İç İşleri Bakanlığımızın izni ile kurulmuştur.

    Derneğimizin Açılışı ve Katılımcılar;

    Derneğimizin açılışını dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral Sayın Hilmi ÖZKÖK Komutanımızın adına gelen Komutanlarımızın, ilçe Kaymakamımızın, Mülki ve İdari Amirlerimizin ve halkımızın katılımı ile açılmıştır.

    Derneğimizin Kapsamı;

    Kamu Kurum ve Kuruluşlarında görev ve vazifelerini yaparken şehit olmuş Asker, Polis, Öğretmen, İtfaiye Personeli, Belediye Personeli, Sağlık Personeli vb. gibi tüm şehitlerimizin ailelerini kapsamaktadır.

    Derneğimizin amacı;

    Gelir getirecek faaliyetler yaparak ihtiyaç sahibi Şehit Ailelerine maddi destekte bulunmak, ailelere yiyecek, giyecek, yakacak vb. gibi yardımlarda bulunmak.Okula giden şehit çocuklarına burs vermek, okul giderlerinde maddi destekte bulunmak, burs sağlamak, okul kayıtlarının yapılmasında yardımcı olmak, kırtasiye giderlerinde yardımcı olmak.

    Derneğimizin Hedefleri

    1. Kooperatif kurarak ihtiyaç sahibi şehit yakınlarını konut sahibi yapmak,
    2. Şehit Ailelerine her türlü maddi ve manevi desteklerde bulunmak
    3. Derneğin imkanları dahilinde şehit çocuklarını sünnet ettirmek, düğün vb. giderlerinde yardımcı olmak,
    4. Şehit yakınlarının acılarını hafifletmek amacıyla gezi turları düzenlemek,
    5. Şehit yakınlarını ve çocuklarını önemli ziyaret yerlerini ziyaret etmeye götürmek, manevi duyguları yaşatmak,
    6. Şehit Ailelerine ayni ve nakdi yardım yapılmasını sağlamak,
    7. Bazı haklardan yararlanamayan ailelerin haklarının alınmasında önderlik yapmak ve yardımcı olmak,
    8. Şehit yakınları için rehabilitasyon merkezi vb. gibi sosyal içerikli sosyal tesisler yapmak,
    9. Gündüz bakım evi ve Huzur evi yapılmasını sağlamak,
    10. Gelir amaçlı etkinlikler düzenlemek,
    11. Yurt genelinde tüm şehit yakınlarına ulaşarak, bir çatı altında toplanmamızı sağlamak,
    12. Yurt içinde ve yurt dışında hizmetlerimizi  yaygınlaştırmak amacıyla derneğimiz adına şubeler ve temsilcilikler açmak,
    13. Yardım yapmak isteyen hayır severlerimizin yaptığı yardımları bizatihi ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırmak ve verilmesini sağlamak,
    14. Yurt genelinde ihtiyaç sahibi aileleri ziyaret ederek imkanlarımız dahilinde yardımcı olmak,
    15. Yurt genelinde şehit çocuklarını tespit ederek burs sağlamak ve yardımcı olmak,
    16. Şehitlerimiz adına yemekli ve yemeksiz etkinlikler düzenlemek ve Kur’an okutmak,
    17. Tatil amaçlı tesisler yapmak,
    18. Şehitlerimizin cenaze törenlerine katılmak ve ailenin yanında olmak,
    19. Şehitlerimizin manevi duygularını yaşatmak ve ailelerine sahip çıkmak için gerekli olan tüm çalışmaları aziz Türk Milletine duyurmak, hep birlikte el ele vererek koordineli bir şekilde çalışmayı sağlamak, biz yöneticilerin asli görevi ve sorumluluğumuzdur.

    Her şey önce Vatan, sonra hepimiz içindir.

    Unutmayalım ki; bugün bizler yarın hepimiz şehit ailesi olabiliriz.

    Gelin yaptığımız hizmet zincirine bir halkada sizler olunuz…!

    Kategori: Genel

    Makale

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 14 Haziran 2014 / 0:25

    Okumanın Önemi

    Kitap, kırılgan bir yaratıktır, zamandan etkilenir, kemirgenlerden korkar, yabancı maddelerden ve sakar ellerden de. Bu yüzden kütüphaneciler kitapları sadece insanlara karşı değil aynı zamanda doğaya karşı da korur ve hayatını unutulmanın kuvvetlerine karşı savaşmaya adar.

    O altın üniversite yıllarını hatırlayın, kitaplarla dolu okul çantası, öğrenilecek birçok şey, bir sürü bilgi – tarih, coğrafya, matematik, fen. Küçük omuzlarda bilgi dolu çantaların taşındığı ve her şeye güldüğümüz zamanlar. Evet, bütün o şeyler bizi şimdi de güldürür. Eğer omuzlarımızda o ağır yükleri taşımasaydık eminim ki bugün toplumda durduğumuz yerde duruyor olamayacaktık. Bugünkü bilgimizi sadece kitaplara borçluyuz. İnternet diye bir teknolojinin var olmadığı günlerdi ve o zamanlar kitaplar, bilgiyi yaymanın tek yoluydu. Yazarlar kendi duygularını aktarırlardı; uzmanlar bilgilerini gelecek nesillerle paylaşırlardı ve bunlar sadece kitaplar aracılığıyla yapılırdı. Bu yüzden kitaplar bize atalarımızın hediyesi gibidir, bilmediğimiz birçok şeyi bize öğreten, mesela – Ramayana’nın hikayesi, Tulsidass tarafından yazılmış bir kitap.

    Kitaplar başarıya ulaşmak için gidilen yolda en iyi iz sürücülerdir. İlerlemiş teknoloji yüzünden kitapların şimdiki nesle olan önemi neredeyse sıfırdır. Gelişmiş teknolojinin iyi bir şey olmadığını söylemiyorum, ama yazılmış kelimelere inanmalıyız. Biliriz ki eski iyidir. Yazmayı bilmeyen zavallı bir çocuk, kitapların gerçek önemini bilen gerçek kişidir. Kitaplara hak ettikleri önemi vermek çok önemlidir.

    Okumak, zihnimizi rahatlatan en iyi şeydir. Tatlı hikayeler, komik fıkralar, gerçek hikayeler okuyabilirsiniz; bu size kalmış bir şeydir, ne isterseniz onu okursunuz. Çeşitli insanlar için çeşitli kitaplar mevcuttur. Bugünlerde kitapları kolay ve ucuz yoldan kapınıza ulaştıracak kaynaklar var, mesela, siteleri ziyaret ederek çok kolay bir şekilde kitap siparişi verebilirsiniz. Kitap klüplerinden birini biliyorum mesela India Today Book Club, siz üye olduktan sonra siparişlerinizi alıyor. Ondan sonra kurgu, klasik, sanat ve referans kitapları, çocuk okuma kitapları, yemek, bahçe, spor ve sağlık, din, bilişim teknolojisi, tıp ve daha birçok alandan kendi zevkinize göre sayısız kitap siparişi verebilirsiniz, üstelik büyük indirimler ve tatil paketleri gibi heyecan verici hediyelerle.

    İnanıyorum ki başarı pudingini tatmak için içinizde bir merak varsa kitapların fiyatı sizin için hiçbir şeydir. Ben kitap okurken kendimi daha az yalnız hissederim.

    Okuma Zorlukları

    Bazı insanlar okumakta zorluk çeker. Bu durum yaşa bağlı değildir. Nedenleri arasında sağlık sorunları, işitme, özellikle de görme bozuklukları sayılabilir. Bazen de çocuklar okulda iyi öğretilmediği için okuma öğrenemez. Küçüklüklerinde durmadan evden eve taşınan ailelerin çocukları değişik okullara uyum sağlamakta güçlük çekebilir, bu yüzden iyi okuyamayabilirler. Ayrıca bazı çocuklar okumaktan hoşlanmayabilir, başka şeylerle uğraşmak onları daha mutlu edebilir. Okuma öğrenmekte güçlük çeken çocuklara yardımcı olmak için eğitilmiş özel öğretmenler vardır. Bunlar çocuğun neden yaşıtları gibi öğrenemediğini testler uygulayarak araştırır. Sorunun ne olduğu bir kez saptanınca, çocuğun özel eğitimle okuma öğrenmesi kolaylaşır.

    Basit bir bedensel bozukluktan kaynaklandığı sanılan disleksi okumayı öğrenme güçlüğü olarak tanımlanabilir. Normal yaşta okula başlamış, zeka geriliği ya da davranış bozukluğu olmayan bazı çocuklar akıcı bir biçimde okumayı başaramaz ya da söylenişi ve yazılışı yakın harfleri birbirine karıştırır. Örneğin, disleksililer “ya” yı “ay” ya da “d” yi “b” olarak okur. Disleksinin çeşitli dereceleri vardır.çabuk farkına varılması durumunda bazen özel eğitimle okuma öğretilse de, disleksinin nedenlerine ilişkin kesin bir bulgu yoktur. Disleksililer okuma eksikliklerini görsel ve işitsel gereçlerle bir ölçüde giderebilmektedir.

    Annelerin, babaların, öğretmenlerin ilk amacı, çocuğu sadece okul sıralarında değil, ömrü boyunca okumaktan zevk alacak bir kişi olarak yetiştirmek olmalıdır. Yalnızca güzel okumanın yeterli olmayacağı, okumanın yaşamın vazgeçilmez, verimli bir uğraşı olduğu bilinci çocuklara aşılanmalıdır. Böylesi bir özendirmeyle çocuklara koskoca bir kitap ve bilgi dünyasının kapıları açılmış olur.

    Bilgisayar Zararlı Mı?

    Son günlerde bilim adamları(Bazıları) ilerki yıllarda,insan zekasının geriliyeceğini iddaa ediyor. Gerekceleri ise tek şuçlu olarak bilgisayar`ı gösteriyorlar. Hepimizin bildiği gibi beyin cimnastiki dediğimiz bir olay var. Beynimizi ne kadar zorlarsak, o kadar gelişmesine ve genç kalmasına katkıda bulunuyoruz… Bunlardan en basiti bulmaca çözmek gibi. Şimdi acaba şöyle bir kolaycılığa kaçıyormuyuz ,veya zamanla kaçacakmıyız?Bu kolaycılığın doğal sonucu olarakta gelecek kuşaklarda IQ`muzda bir düşme olacak mı? Bir arkadaşınız sizden bir konu hakkında bilgi almak istiyor,veya çoçuğumuzun takıldığı bir dersten dolayı,size birşey sorma isteği duyduğun da,onlara vereceğimiz cevap: Bana sormana ve düşünmene artık gerek yok . Gir bilgisayara ne sormak veya öğrenmek istiyorsan,yaz ve tıkla bu kadar basit hemen karşına çıkar. Bu örneklerin sonunda bilim adamlarının endişeleri acaba haklı çıkar mı?

    Sınav Stresi

    Sınav stresiyle boğuşan birçok insandan biri misiniz? O gizemli sorularla dolu masanın önünde oturma düşüncesi kalbinizi çok kötü çarptırıyor ve vücudunuzu terletmeye mi başlıyor? Gevşeyin! O korkuları ve sınav stresini basit stres azaltma stratejileri kullanarak alt edebilirsiniz.

    Nefes almanın basit sanatını hatırlayın. Birkaç ağır nefes alın ve zihninizin verdiğiniz nefesle birlikte gevşemesine izin verin. Basit bir meseledir fakat sınav paniği ortaya çıktığında kolaylıkla unutulabilir.

    Olumlu şeyler düşünün. Sınavdan iyi sonuç almanızı engelleyecek en iyi şey, olumsuz konuşarak kendinizi panik etmenizdir. Olumlu şeylere odaklanın. Bunu yapabileceğinize kendinizi ikna edin. Ayrıca sınavdan 100 üzerinden 100 alamazsanız bunun dünyanın sonu olmayacağını kendinize hatırlatın.

    Egzersiz için zaman ayırın. Beyin fonksiyonlarının geliştirmenin çok iyi bir yolu, vücudunuzun o kısmındaki kan akışını geliştirmenizdir. Egzersiz bunun için harika bir yoldur. Egzersiz ayrıca vücudunuzdaki endorfin seviyesini de arttırarak duygusal stresi azaltmanıza da yardımcı olur.

    Aşırı çalışmayın. Sınav stresi yaşarken bir de bulduğunuz her boş dakikada derse gömülmeyin. Bütün temelleri aldığınıza ve konuyu candan öğrendiğinize emin olmak istiyorsunuzdur. Bunla ilgili sorun şu ki, eğer beyninize bir mola verdirmezseniz, o zaman bilgiyi kısa zamanlı hafızadan uzun zamanlı hafızaya taşıma süreci etkilenecektir. Eğer beyniniz yorulursa, fonksiyonları zayıflayacaktır. Çalışma süresini daha kısa seanslara programlayarak kendinize beyin gücü bahşedebilirsiniz. Zamanınız varken plan yapın ki çalışmanız için gerekli süreniz olsun.

    Sınav stresiyle baş edebilmeniz akademik kariyerinizde daha başarılı olmanıza yardımcı olur. Zihin sağlığınızı olumlu bir yerde tutmak için kendinize ihtiyacınız olan molaları vermeyi ihmal etmeyin. Patlarcasına çalışmak size sınavda istediğiniz başarıyı sunmayacaktır.

    Kalbin Emeği

    Dua kalbin emeğidir. Kalpten gelen arzuları ifade eder. Ancak insanın bu arzuların üzerinde bir gücü yoktur. İnsan öyle bir şekilde yaratılmıştır ki insan tam olarak ne aradığını ya da gerçek niyetinin ne olduğunu bilmez. Dolayısıyla dualarının önem teşkil eden doğasını da anlayamamaktadır.
    Buna karşılık, dua kitaplarında yazanlar aslında kişinin istemesi gerekenleri öğrenmesini anlatan şeylerdir. Eğer kişi kendisi üzerinde çalışırsa ve arzu ve düşüncelerini kontrol edip yönlendirme yolunda çalışırsa, dua kitaplarını yazan insanların arzu ve talep seviyelerine yükselir. Dua kitapları maneviyatı edinmiş insanlar tarafından binlerce yıl önce yazılmıştır.
    Kişinin dua kitaplarını yazan kişiler ile arzularını uyumlu hale getirebilmesi için birkaç hazırlık safhasından geçmesi gereklidir. Kişi kötülüğün doğasını ve nelere sebep olduğunu anlaması gerekir, şöyle ki, insanın doğası gereği egoist bir eğilimi olduğudur. Kişi egoizminin (benliğinin) kötülüğün kaynağı olduğunu anlamalıdır. Hatta dahası, bunların hepsinin ruhun en derin noktasında edinilmesi ve fark edilmesi gerekmektedir.

    Televizyon Zararı

    ÖZELLİKLE yaşlı insanlardan şu sözleri çok sık duyarsınız: “Televizyon çıkalı eski muhabbetler kalmadı.” Biz bu haklı sözleri değiştirerek şöyle diyoruz: “Televizyon çıkalı anne babalar çocuklarına eskisi kadar zaman ayıramaz oldu.” Anne gündüz televizyon izlerken eteğine yapışan çocuğu başından savmak için “git oyuncaklarınla oyna, görmüyor musun televizyon izliyorum” der. Baba işten dönüp akşam yemeğini yedikten sonra koltuğuna oturur, eline kumandayı alır, saatlerce şu kanal senin bu kanal benim dolaşır durur. Baba özlemi çeken çocuğuna yarım saatini ayırmaz.

    Geliri yerinde, okumuş ailelerin çoğu çocuk odasına da televizyon almaktadır. Alırken çocukla bir anlaşma yapar ve söz vermesini isterler: “Ancak ödevini yapıp dersini çalıştıktan sonra televizyon izleyeceksin.” Çocuk hiç düşünmeden söz verir. Aslında bu anlaşmada iki taraf da birbirini aldatmaktadır. Anne babanın amacı çocuktan kurtulmak, çocuğun da amacı televizyon sahibi olmaktır. Araştırmalar, odasına televizyon alınan çocukların, beklenenin aksine okul başarısında düşme olduğunu göstermektedir. Çocuk, televizyon izleyebilmek için ödevlerini çala kalem yapmakta, derslerine yeterince çalışmamakta ve sınavlara iyi hazırlanamamaktadır.

    Çocuklarda televizyon seyretme alışkanlığı sadece okul başarısını etkilemekle kalmıyor; fiziksel, sosyal, zihinsel ve duygusal gelişimlerini de yavaşlatıyor. Çocuk, televizyon başında yeterince hareket etmediği ve biriken enerjisini harcayamadığı için devamlı kilo almaktadır. Sokakta arkadaşlarıyla oyun oynayan ve koşan bir çocuk birikmiş vücut enerjisini boşalttığı için rahatlamakta; eve sakinleşmiş olarak dönmektedir. Halbuki televizyonun karşısında saatlerce oturan bir çocuk enerjisini boşaltmak şöyle dursun, aksine bu cihazlardan yayılan elektronlara maruz kalmakta ve vücudundaki statik elektrik yükü artmaktadır. Bu sebeple, televizyon bağımlısı çocuklar daha sinirli ve daha saldırgandır. Yaşlarına uygun olmayan programları izlemeleri halinde kafaları karışır, ruh sağlıkları bozulur.

    Televizyona düşkün çocuklarda sosyal beceriler zayıflamaya ve içe dönük bir kişilik gelişmeye başlar. Ailesiyle, arkadaşlarıyla ve diğer insanlarla sosyal ilişki kurmada isteksiz davranırlar. Televizyon izleyen bir çocuk, kendisi birşey üretmemekte, sadece başkaları tarafından üretilen şeyleri izlemekte veya oynamaktadır. Hazırı kullanmaya alışmış bu çocuklarda el becerileri ve motor hareketler gelişmez, büyüklerin yardımı olmadan kendi başlarına bir iş beceremezler. Zihinsel ve duygusal gelişimleri de normal değildir. Olaylar arasında sebep-sonuç ilişkisi kuramaz, bilgiyi yorumlayamazlar. Kitap okumak ve ders çalışmak gibi zihinsel çaba gerektiren işlerden hoşlanmazlar. Televizyon karşısında daima alıcı durumunda oldukları için konuşmaya ihtiyaç duymamakta, dolayısıyla dil becerileri gelişmemektedir. Dil becerileri zayıf olduğu için başkalarıyla diyalog kuramaz, duygularını ve düşüncelerini doğru ifade edemezler.

    Küçük yaştan itibaren televizyon izlemeye alışan çocuklarda gelişim bozuklukları daha belirgin ve daha ciddidir. Bu çocuklar akranlarına nazaran daha geç yürür ve daha geç konuşurlar. Konuşulanları ve kendilerine verilen direktifleri anlamakta güçlük çekerler. Dil becerileri gelişmediği için isteklerini büyüklerin elinden tutarak veya işaret ederek anlatmaya çalışırlar. Anneye aşırı bağımlıdırlar. Yabancılarla duygusal ilişkiye giremezler. Öpülmekten ve kucaklanmaktan hoşlanmazlar. İsimleriyle çağırıldıkları zaman tepki vermezler. Yaşıtlarıyla oyun oynamayı ve oyun kurmayı beceremezler. Ellerini ve parmaklarını iyi kullanamazlar. Çarşı, pazar, toplu taşıma araçları gibi kalabalık yerlerde bulunmaktan hoşlanmaz, huysuzluk gösterirler. Doğuştan zihin geriliği olan ve fazla televizyon izleyen çocuklarda otizm belirtileri artmakta, bu çocukları eğitmek daha da zorlaşmaktadır.

    Çocuklarınıza Zaman Ayırın

    Çocukları televizyon bağımlılığından kurtarmanın tek çaresi onlara zaman ayırmaktır. Anne baba olarak öncelikli görevimiz çocuklarımıza iyi bir eğitim kazandırmaktır. Hiçbir işimiz çocuk eğitiminden daha önemli değildir. Eğer çocukların yapmaktan zevk alacakları müzik, resim, spor, kitap okumak gibi faydalı bir becerileri yoksa; anne babaların televizyonu yasaklamaları problemi çözmeyecek, daha da ağırlaştıracaktır.

    Çocuğunun inatçılığından, söz dinlememesinden, aşırı televizyon izlemesinden ve okuldaki başarısızlığından yakınan bir babaya “çocuğunuza zaman ayırın” tavsiyesinde bulunduğumuzda, “her akşam en az bir saat beraber ders çalışıyoruz, ödevlerine yardım ediyorum, ama değişen bir şey yok” demişti. Gülerek: “Hayır, dedim, bizim kastettiğimiz beraberlik bu değil. Çocuk bu beraberlikten zevk almaz, aksine bir an önce bitmesini ister. Siz çocuğunuza zaman ayırmıyorsunuz, ona ders çalıştırıyorsunuz.”

    Çocuğunuza ayırdığınız zamanın süresi değil, kalitesi önemlidir. Eğer bu beraberlikten iki taraf da zevk alıyorsa, kaliteli bir beraberlik var demektir. Birlikte yürüyüşe çıkmak, çocuk parkına gitmek, piknik yapmak, akşam yemeğinden sonra ailece çaylı-pastalı sohbet etmek, birlikte televizyonda kaliteli bir film veya program izlemek, uyku saatinde çocuğunuza masal veya kısa bir hikaye okumak ilk anda aklımıza gelebilen kaliteli beraberliklerdir.

    Çocuğunuzla birlikte iken iyi bir dinleyici olmalısınız. Çocuk duygularını, hayallerini, düşüncelerini, endişelerini, korkularını çekinmeden dile getirmeli ve sizinle paylaşmalıdır.
    Çocuklarını dinlemeyen anne babalar onları tanımakta güçlük çekerler. Çocuğunuzu ne kadar çok tanırsanız, yetenekleri konusunda beklentileriniz o kadar gerçekçi olur.

    Yazının Devamı: http://www.renkliweb.com/kultursanat/faydali-bilgiler/makale-ornekleri.html#ixzz34ZJebvA9
    Anasayfa: RenkliWEB

    Kategori: Genel

    Hosting

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 14 Mayıs 2014 / 15:55

    Hosting yani türkçe karşılığı adıyla barındırma, web sayfalarınızı internet’te yayınlamak için gerekli alanın kiralanmasıdır. Diğer bir ifadeyle Hosting, bir web sitesinde yayınlanmak istenen sayfaların, resimlerin veya dokümanların internet kullanıcıları tarafından erişebileceği bir bilgisayarda tutulmasıdır.

    Bir web sitesi kurmak istiyorsanız, dosyalarınızı saklayacağınız bilgisayar evinizdeki bilgisayarınız olamaz, çünkü gerekli program ve donanımınız olsa bile bilgisayarınızın internet bağlantı hızı bu iş için genelde yetersiz kalacaktır.

    İnternette site yayınlamak için özel olarak üretilmiş, internete hızlı bağlantısı olan, yüzlerce kullanıcıya aynı anda hizmet verebilecek bir bilgisayarda (server yani sunucu) dosyaların saklanması gerekir. Web siteye ait dosyalar için depo vazifesi gören ve internet kullanıcılarının erişimine sunan bilgisayarlara web sunucusu (web server), bu veri saklama ve yayınlama işlemine de web hosting denir.

    Hosting işlemlerinde dikkat edilecek noktalar

    hosting kiralama yada satın alma öncesinde bazı konular önem taşır. Aşağıdaki özellikleri, ihtiyaçlarınızı da gözeterek değerlendirmelisiniz.

    A) Sunucu üzerinde çalışan işletim sistemi (Platform) ve Donanım (Hardware)
    B) Sunucunun türü (Dedicated, Co-location, Virtual, Shared)
    C) Sunucunun internete bağlanma hızı
    D) Disk alanı ve Bandwith (bant genişliği)
    E) Sunucunun desteklediği programlar ve genel özellikleri
    F) Sunucunun sahibi şirketin özellikleri
    A) Web sunucu üzerinde çalışan işletim sistemleri (Platform) ve Donanım (Hardware)

    “Platform” sunucu üzerinde kullanılan Windows, Unix, MacOS, Linux gibi işletim sistemleri için kullanılan bir terimdir. En basit anlamda, server üzerinde çalışan ve donanım ile diğer tüm servislerin yönetimini sağlayan işletim sistemidir. Sitenizde ihtiyacınız olan yazılımlara göre kullanmanız gereken işletim sistemi de değişecektir. Sitenizde sadece HTML dosyaları kullanacaksanız, Windows veya Unix sistemleri sizin için fazla bir fark taşımaz.

    Günümüzde Windows ve yeni bir Unix formu olan Linux platformları en çok kullanılan server sistemleridir.

    Eğer sitenizde ASP, FrontPage, MsSQL, Access veya Microsoft ürünleri kullanmak istiyorsanız, Windows tabanlı hosting kullanmanız gerekir.

    Eğer sitenizde Php, Mysql, Cgi ve Perl kullanmak istiyorsanız Unix hostlar daha çok tercih edilmektedir. Unix sistemi Windows sistemine göre genellikle daha ucuz ve stabildir. Güvenlik açısından Unix, kullanım ve kurulum kolaylığı açısından ise Windows tercih edilir.

    Sunucunun sahip olduğu donanım da oldukça önemlidir. İşlemci, disk, hafiza, ağ kartı gibi ayrıntıları gözeterek, mümkün olan en uyumlu ve hızlı donanımı hedefleyin. Eğer güvenliğe önem veriyorsanız Firewall, yani sitenize yapılacak saldırıları önlemeye yarayan donanımı da tercih etmelisiniz.

    B) Sunucunun Türü

    1- Dedicated Hosting nedir: Bir sunucunun tümüyle bir kişi tarafından kiralanmasına “dedicated hosting” denir. Genelde hosting için bir sunucuyu tümüyle kiralamanız gerekmez, sunucunun bir bölümü siteniz için yeterlidir. Ancak bazı siteler performans gereksinimleri ve ziyaretçi yoğunluğu gibi nedenlerle bir serverin bir bölümü ile yetinemezler ve bir sunucu hatta birkaç sunucu üzerinde barındırılırlar. Mesela mail, dosya, arama motorları veya sayaç siteleri performansları için, müzik siteleri ise kullandıkları band genişliği için tek bir sunucuda barındırılırlar.

    Dedicated hosting paketleri diğer hosting paketlerinden çok daha pahalıdır. Ayrıca fiyat konusu sadece sunucunun kendisi ile ilgili değil, sunucun kiralandığı şirket tarafından verilen hizmet ile bağlantılı olarak da değişir. Örneğin managed dedicated serverler, daha pahalıdır.

    Dedicated Hosting hizmetinin “managed” olması, sunucunun kiralayan hosting şirketi tarafından yönetilip yönetilmediğidir. Eğer sunucu hosting şirketi tarafından yönetiliyor ise buna Managed Dedicated Server denir. Bu sunucuların alttaki özelliklere sahip olması tercih edilmelidir:

    Sunucunun bakımı, işletim sisteminin güncellenmesi yapılması
    Sunucu üzerinde bulunun dosya ve veri tabanının (database) belli aralıklarla yedeklenmesi
    Sorun çıktığı anlarda yardımcı olacak teknik ekip yada destek hattı olması
    Sunucu üzerinde programların sayısının çok, özelliklerinin gelişkin olması (istatistik, antivirüs, mail vb).
    Eğer teknik bilginiz bir serverı dışardan yönetmeye, server sorun yaşadığında veya çöktüğünde onu kurtarmak için yeterli işlemleri yapmaya yeterli değilse managed bir server almanız daha iyi bir seçim olacaktır.

    2- Co-location Hosting nedir: Bir web sunucusunu yüksek hızda internet erişimi, güvenlik, yedekleme ve teknik destek gibi hizmetleri sağlayabilecek bir Network Operasyon Merkezinde barındırmaktır. Yani kendinize ait sunucuyu internet bağlantısının sürekli olduğu, elektrik kesintilerine uğramayacağı ve soğutma hizmetinin verildiği özel odalarda barındırmak üzere hazırlanmış özel yerlerde tutma işlemidir. Bu özel merkezlerde barındırmak için bir ücret vermeniz gerekir. İşletim sistemi, donanımı ve tüm diğer ayrıntıları kontrol etmek tamamiyle sunucu sahibinin yükümlülüğündedir. Genelde Co-location sunucuya erişim internet üzerinden bir kontrol paneli sayesinde sağlanır.

    3- Virtual Hosting nedir: Bir web sunucusunun sahip olduğu kaynaklarının paylaştırılarak bünyesinde birden çok sunucu oluşturulması; Alan, hafıza ve bağlantının bölümlere ayrılarak, her bölümün birbirinden bağımsız çalışmasına Virtual Hosting denir. Virtual Hosting, az sayıda kişinin kullanımına açılmış olmalıdır. Ayrıca kullanıcılara tekil sunuculardaki yetkiler (root erişim) verimiş olmalıdır. Böylelikle kullanıcı sunucu üzerinde çok daha fazla kontrol imkanına sahiptir.

    4- Shared Hosting nedir: Shared Hosting, Virtual Hosting’e göre daha çok kullanıcı ile aynı serveri paylaşmaktır. Yani sunucuyu bir çok kullanıcı (kimi durumda 100′den fazla) birlikte kullanır, Bu da sunucu üzerinde yüzlerce site barıdırması anlamına gelir. Bu tip sunucuların hem fiyatları, hem de performansları çok daha düşüktür.

    C) Sunucunun internet hızı

    Sitenize ait sayfaların yüklenme hızı önemli bir konudur. Her bağlantı çeşidi değişik oranlarda bilgi transferi gerçekleştirmekte ve bu birim olarak megabit/saniye (Mbps) olarak ölçülmektedir. Uluslararası internet omurgalarını oluşturan OC3 bağlantılarında hız 155 Mbps’dir. Bu hız 43 Mbps’lik T3 hatlarına göre 3 kat daha fazladır. Karşılaştırma yapılacak olursa, bir T3 hattı her biri 1.544 Mbps’lik kapasiteye sahip olan 30 T1 hattı kadar bilgi transfer kapasitesine, bir T1 hattı ise 54 tane 28,800 modem toplamı kadar kapasiteye sahiptir. T1 hatları genel olarak bir Web Hosting sağlayıcısının ihtiyaçlarını karşılamaz. Dolayısıyla iyi firmalar yedekli T3 hatları üzerinden müşteri web sitelerinin ihtiyaçlarını karşılarlar. Bununla birlikte hatların doluluk oranı da önemli bir faktördür. Web sitelerinde anlık hız sınırlamalarının, kesintilerin olmaması için hatların %50 doluluk oranı altında bir kapasitede bulunmaları gerekir.

    Sitenin bir ziyaretçi tarafından gezilirken yavaş olmasının iki önemli nedeni vardır:

    Bilgisayarın yeterli aksama sahip olamaması
    Hosting aldığınız sunucunun internete bağlanma hızı
    Sayfalarınızın dosya olarak büyüklüğü
    web hosting aldığınız Server’ın internete çıkış hızı düşük ise ya da kapasitesinin üstünde hosting hizmeti veriyorsa doğal olarak sayfalarınızın yüklenme hızı yavaş olur. Ayrıca hız konusu sayfalarınızın boyutu ve hazırlandıkları programlarla da ilgilidir. Çünkü bazı siteler flash ve animasyon programları ile hazırlanır. Bu durum HTML formatta hazırlanan sitelere oranla flash kullanan sitelerin daha yavaş açılmasına neden olur.

    D) Disk alanı ve Bandwith (bant genişliği)

    Disk alanı: Sitenizin alan boyutu (sunucunun kaç megabayt olduğu) elbette ihtiyaçlarınız ve paranız ölçüsünde değişiklik gösterir. Geniş kapsamlı ve içeriği fazla bir site düşünüyorsanız, sitenize alacağınız alanın boyutunun da büyük olması gerekir. Sitenizde bol resim, müzik, flash kullanmayı planlıyorsanız site alanının büyük olmasına özen gösteriniz. Sitenizde e-mail hizmeti verecekseniz, bu hizmetin de oldukça fazla yer anlamına geldiğini unutmayın.

    Genelde kişisel sayfalar için (resim, müzik, video, e-mail hizmeti barındırmayan) 5-25 MB, küçük kurum ve kuruluşlar için 50-250 MB, Büyük kurum ve servisler içinse 250 MB üzeri bir alan almanız önerilir.

    Bandwith: Bant genişliği, kısaca aylık veri transfer limitiniz anlamına gelir. Gelen ziyaretçilerin istekleri ve web sitesi üzerinde yapılan işlemler sonucunda ağ üzerinden giden ve gelen elektronik data miktarı genelde Dedicated Hosting türü dışında sınırlıdır. Okurlar adres satırına bir site adresi girdiklerinde tarayıcı sunucudan o sitenin ilgili sayfasını ister ve sunucu ile okurun tarayıcısı arasında bir veri iletişimi olur. Web sitenizin ne kadar çok ziyaretçisi olursa o kadar çok bant genişliğine ihtiyacınız olacaktır.

    Her ay 20,000 kişi tarafından ziyaret edilen 50 kilobyte’lık bir web sayfası, aylık bir gigabyte’lık trafik anlamına gelir. (50,000 bytes x 20,000 hit = 1 milyar byte veya 1 gigabyte). Sunucuyu alacağınız firmanın size sunduğu aylık bant genişliği ve bunun aşılması durumunda ne olacağı konularını mutlaka öğreniniz.

    E) Sunucunun desteklediği programlar ve genel özellikleri

    Sitenize internet üzerinden giriş yapabilmek ve dosyaları göndermek, yönetmek için kullanacağız kontrol panel bu başlığın en temel unsurudur. Kontrol paneli size dosya, veritabanı, alan adı, e-mail gibi konularda yönetim imkanı verir. Bu yüzden hem yeni hem de güvenli olmalıdır.

    Sunucunuzun desteklediği yazılımlar, sitenizde yapmak istediklerinizi doğrudan etkileyecektir. İnternet siteleri tanıtımın yanında, hazırlanan dinamik formlar sayesinde daha farklı işlevleri de (İş başvuru formları, talep formları, kredi kartı ile satış gibi) yerine getirmektedir. Bu tür formların hazırlanması programlama dilleri (ASP, PHP, SQL, Javascript, Perl, CGI gibi) ile yapılmaktadır. Her yazılım gibi bu yazılımların da güncellenmiş versiyonları, dolayısıyla da farklılıkları vardır. Ayrıca hazırlayacağınız site dili ile ilgili ayrıntıları da unutmamak gerekir.

    Hosting şirketleri genelde maliyetleri nedeniyle açık kaynak (open source) yazılımları tercih etmektedir. Sitenizde kullanacağınız hizmetler için önceden araştırma yapıp, hangi yazılım ve versiyonlara ihtiyaç duyduğunuzu belirlemeye çalışın.

    F) Sunucunun sahibi şirketin özellikleri

    Hazırlayacağınız web sitesinin gereksinimlerini belirleyip, bu iş için ayırmayı düşündüğünüz bütçeye karar verdikten sonra, sıra web hosting firmaları arasında tercih yapmaya gelir. Firma seçimi konusunda dikkat etmeniz gereken başlıca noktalar şunlardır:

    1) Seçtiğiniz firmalar hakkında araştırma yapın: Amacınıza uygun hosting paketi sunan firmalar hakkında yazılmış yorumları, yapılmış değerlendirmeleri okuyun. Örneğin Google’da ve webmasterların yoğun olarak ziyaret ettiği forumlarda arama yaparak çeşitli yorumlara ulaşabilirsiniz. Ancak bunu yaparken her okuduğunuza da inanmayın. Bazı yorumlar firma tarafından veya rakipleri tarafından yazılmış reklam yada karalama amaçlı yorumlar olabilir.

    2) Firmanın referanslarına bakın: Firmanın web sitesindeki referansların sayısına, niteliklerine, önemlerine gözatın. Eğer yapabilirseniz daha geniş yorum almak için referanslarda bulunan bir kaç sitenin yöneticisine mail atarak hosting firmalarından memnun olup olmadıklarını, teknik desteğin hızlı ve yeterli olup olmadığını sorun.

    3) Firmanın müşterilerine sunduğu teknik destek: Bir firmanın teknik desteğini ölçmenin en kolay yolu, e-posta yollayarak onları test etmektir. Göndereceğiniz E-postanızda cevabı sitede yazıyor olsa bile teknik konularda sorular sorun ve uzun tutmaya özen gösterin. Gönderilen cevapta sorularınıza itinayla mı yoksa baştan savma mı gönderilmiş inceleyin. Eğer telefon veya msn desteği veriyorlarsa o yolları da kullanarak teknik desteklerini her yoldan test edin.

    4) Firmanın sipariş sırasında size onaylattığı hizmet sözleşmesi: Eğer şirketin hizmet sözleşmesi yoksa, tercih etmeyin. Çünkü Hizmet sözleşmesi, anlaşmazlık durumunda geçerli yasal belgedir. Hizmet sözleşmelerindeki maddelerde sitede yer almamış maddeler olabilir. Bu nedenle dikkatle okuyup paketlerde size vaad edilen özelliklerin hizmet sözleşmesine nasıl yansıtıldığını inceleyin. Bazen sınırsız olarak belirtilen özelliklerin okuduğunuz sözleşmede sınırlandırıldığını görebilirsiniz.

    5) Firma gerçek mi – sanal mı kontrol edin: Firmanın sanal yada gerçek olduğunu, e-posta yoluyla öğrenebilirsiniz. Göndereceğiniz e-posta da ticaret odasına kayıtlı olup olmadıklarını sorun ve bu bilgileri talep edin. Bir çok amatör firma web hosting işini şirketleşmeden yapmakta, herhangi bir sorun durumunda ortadan yok olmaktadır. Şirketleşmiş firmalarda ise böyle bir sorunla kolay kolay karşılaşmazsınız.

    6) Firmanın ofis adresini ve telefon numarasını isteyin: Gelişebilecek her ihtimale karşı firmadan adres ve telefon bilgilerini alın. Eğer imkanınız varsa verdikleri adrese giderek veya telefonla onlara ulaşarak doğruluğunu kontrol edin.

    7) Para iade garantisi olan firmaları tercih edin: Bazı firmalar memnun kalmayan müşterileri için 15 gün veya 30 gün süreli para iade garantisi sunar. Bu garantiyi sunan firmalardan hizmet almanız, fikrinizi değiştirmeniz durumunda paranızı geri alma olanağı sağlayacağı için yararlı olacaktır. Firma para iade garantisi yerine ücretsiz deneme hesabı sunuyorsa, bu fırsatı da değerlendirebilirsiniz.

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 14 Mayıs 2014 / 15:55

    Bır yazarin günlük olaylar arasndan seçtığ bır konuyla ılgli kendne özgü görüş ve düşüncelern fazla dernleştrmeden karşsndaklerle konuşuyormuş gb anlattğ yaz türüne “sohbet (söyleş)” denr . Br dğer deyşle güncel br konuda yazarn okuyucuyla konuşuyormuş gb samm ve anlaşlr br dlle yazdğ , her türlü özentden uzak yazlara sohbet denr . Bu yaz türünde yazar , ele aldğ konuyu dernlemesne ncelemez , blmsel br spat da amaçlamaz . Yazarn amac okuyucuyla samm dyaloglar kurarak sadece düşüncelern açklamaktr . Bu yazlar genellkle gazete ve derglerde yaynlanr . Hatta gazetelerde sohbet (söyleş) ad altnda bu tür yazlarn kaleme alndğ köşelerde bulunablr . Sohbet yazlarna eskden “muhasebe” denrd .

    Sohbetın özellkıler şunlar

    Çoğunlukla , günlük konularn şlendğ sohbet yazlarnda konuşma senl benl br anlatm yolu seçlr .
    Yazar deymlerden , atasözlernden , hatralardan , halk fkralarndan , nüktelerden , özlü sözlerden çokça yararlanr .
    Sohbet türü yazlarda herkes lglendren konular seçlr .
    Cümleler , konuşma üslubundadr ve genellkle devrktr .
    Yazar karşsnda br varmş gb sorular sorar , cevaplar verr , düşüncelern günlük konuşma dl çtenlğ çersnde açklar .
    Sohbetlerde konu uzatlmaz , fazla ayrntya grlmez , sadece konuya dkkat çeklr , anlatlanlar kantlanmaya çalşlmaz , anlatlanlara nanlmas çn br gayret ortaya konmaz .
    Amaç , okuyucuyu konu üzernde düşünmeye davet etmektr .
    Bu yazlar gazete ve derglerde yaymlanabldğ gb yazar bu yazlar ayrca br ktap olarak da basablr .
    türünde makalede olduğu gb grş gelme ve sonuç bölümler bulunur ; ancak karşlkl konuşma havas çnde yazlmas ve açklanan düşüncelern spatlanma gereğ duyulmadan anlatlmas yönünden makaleden ayrlr .
    Yazar sohbet türünde genellkle kşsel düşüncelern anlatr , bu yüzden de sohbet türü öznel br anlatma sahptr .
    Sohbetle İlgl Kavramlar
    Sohbet : Dostça , arkadaşça konuşarak hoş br vakt geçrme , söyleş , yârenlk , hasbhâl .
    Söyleş : Arkadaşça , dostça karşlkl konuşma , hasbhâl , sohbet anlamna gelrken bu kavramn edebyattak anlam : Br blm veya sanat konusunu , konuşmay andran bçmde nceleyerek anlatan edebyat türüdür .
    Hoşsohbet : Güzel ve tatl konuşan kmse .
    Nükte : İnce anlaml , düşündürücü ve şakal söz , espr .
    Nüktedan : Nüktel ve nce anlaml konuşarak karşsndakn düşündüren kmse .
    Türk Edebyatinda Sohbet
    Sohbet türünün samm havas ve bu türün okuyucuyla kurduğu scak letşmden dolay pek çok yazarmz bu yaz türünde örnekler vermştr . Bu yazarlarmzdan br ksm se bu yazlarn br ktapta toplayarak yaynlamştr . Türk edebyatnn öneml gazeteclernden br olan Ahmet Rasm bu yazarlarmzdan brdr . Sanatçnn “Ramazan Sohbetler” adl eser sohbet türündek yazlarn topladğ br eserdr . Bu türe at eserler dğer düzyaz türleryle brlkte Cumhuryet dönemnde gelşmştr . Suut Kemal Yetkn’n “Edebyat Söyleşler” , Şevket Rado’nun “Eşref Saat” , Melh Cevdet Anday’n Dlmz Üzerne Söyleşler , Nurullah Ataç’n “Karalama Defter” bu türde yazlmş yazlar çeren eserlerdr . Ayrca Cenap Şahabettn , Refk Halt Karay , Hasan Al Yücel , Attla İlhan gb yazarlarmz da bu türde eserler vermşlerdr .
    kameralı sohbet – Deneme Fark
    Sohbette yazarn okuyucuyla konuşuyormuş gb br anlatm vardr . Denemede se yazarn kend kendsyle konuşuyormuş gb br anlatm vardr .
    Sohbette nüktelerden , halk söyleyşlernden , fkralardan yararlanlr . Sohbetn dl ve anlatm yalndr . Denemede se daha cddî br dl kullanlr .
    Sohbette ksa ve yüzeysel br anlatm vardr . Amaç , yazarn okuyucuyu kend düşüncesne çekmes veya kend düşünces doğrultusunda düşünmesn sağlamasdr . Denemede se dernlemesne br anlatm vardr ve okuyucuyu etklemek , yönlendrmek gb br amaç güdülmez .

    Kategori: Yaşam

    Tatil Rehberi

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 5 Mayıs 2014 / 22:55

    Sizlere belli konularda yardımcı olabilmek amaçıyla konular incelemesi yapacak ve bu konuda sizlere tavsiyelerde bulunacağız. Şimdi ana konumuz olan Tatil ile ilgili bir çok bakış açısı ile nedir sorusuna cevabımızı verelim.
    Tatile Gitme Zamanı
    Tur İpucuları
    Turizm Terimleri
    Oda Kahvaltı Oteller
    Herşey Dahil Oteller
    Ultra Herşey Dahil Oteller
    Erken Rezervasyon Nedir
    Denize Sıfır Oteller
    Tatil Panosu Anasayfa
    Turlara çıkmadan önce tur ipucularına bakarak daha sağlıklı bir tura çıkabilirsiniz.
    Tatil kelimesi birinci anlamı, Tatil kelimesi resmi olarak ve yasa gereği çalışmaların olmadığı günlere denilir.
    Tatil kelimesi ikinci anlamı
    Bir yere gezmek, eglenmek, dinlenmek vb nedenlerden dolayı seyahat etmeye tatil denir.
    Tatil Bizleri ilgilendiren ve kapsayan açıklamada ikinci “tatil nedir?” sorusudur. Sitemizde Tatil ile ilgili tüm materyallere ulaşabilir ve sorunsuz bir tatil yapmanız sağlamaya çalışıyoruz. Uzun süredir Türkiye iç pazarında sorunsuz tatil isteyen kişilerin tatillerini kordine etmek için uğraş veriyoruz. Bir gün işinize mutlaka lazım olacak bilgilere www.tatilpanosu.com aracılığıyla ulaşabileceğinizi unutmayın.

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 25 Nisan 2014 / 13:55

    BEYLER VE BAYANLARIN LAZER EPİLASYON VİDEOLU ANLATACAGIZ ÇOK KOLAY AGRISIZ SIZI ÇEKMEDEN LAZER EPİLASYON

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 23 Nisan 2014 / 22:05

    BACAK LAZER EPİLASYONU
    Bacak bölgesinde tüylenme bazı ırklarda erkek ve kadınlarda yoğun olarak gözlenmektedir. Bizim gibi Akdeniz bölgesinde yaşayan insanlarda bacaklarda erkek ve kadında tüylenme gözlenebilir. Tamamen genetik kökenlidir. Bacaklarda tüylenme nadiren hormonsal nedenlerle sonradan oluşabilir. Bacaklardaki tüy sorunu yeni çıkan yöntemlerle dert olmaktan çıkmıştır. Lazer epilasyon ile bacak bölgesinde kalıcı kılsızlık sağlanabilmektedir. Bacak epilasyonu için öteden beri klasik ve geleneksel yöntemler kullanılmaktadır. Klasik yöntemlerin başında ağda ve epilatörler gelmektedir. Bazı batı toplumlarında bacak tüyleri için jilet kullanımı da mevcuttur. Fakat klasik epilasyon yöntemlerinin hepsi geçici ve uygulanmaları zor yöntemlerdir. Ağda ve epilatörler ise oldukça ağrılıdır. Maksimum bir ay durumu idare edebilirler. Bu yöntemlerin yerini bugün kalıcı yöntemler almıştır. Kalıcı epilasyon yöntemlerinin en çok tercih edileni lazer epilasyondur. Lazer epilasyon bacak uygulaması çok pratiktir. Klasik yöntemleri kendi kendinize uygulayamadığınız gibi saatleriniz alır. Oysa bacak lazer epilasyon uygulaması çok kısa sürer. Her iki bacak lazer ile neredeyse 1-1.5 satte taranır.
    Bacak lazer epilasyonu öncesi ağda ve epilatör kullanımı bırakılmalıdır. En az bir ay boyunca bu yöntemlerin kullanılmamış olması gerekir. Lazer epilasyon bacak uygulamasından önce kıllar kısaltılır. İki bacakta tek tek atışlarla dikkatlice lazerle taranır. Boşluk kalmamasına dikkat edilir. Kıl kökleri etkilenir ve gelecek bir ay içinde yavaş yavaş dökülür. Birçok kadın lazer epilasyon ile bacaklardaki kıllardan kurtulmayı tercih etmektedir. Lazer bacak için tedavi amaçlıda kullanılır. Bacaklardaki kıl batmaları için lazer epilasyon en iyi tedavidir. Batıklar 3-5 seansta tamamen yok olur. Lazer epilasyonun bacak bölgesinde 6 seans uygulanması epilasyon için yeterli olmaktadır. Seanslar iki ay aralıklarla yapılır.
    LAZER EPİLASYON BACAK FİYATLARI, KAMPANYALAR
    Bacak lazer epilasyon fiyatları ve paket avantajları için sağ üstteki iletişim formunu doldurup bize yollayınız. İndirimli fiyatlar ve kampanyalar hakkında size bilgi verelim. Gönderdiğimiz mailden tüm bacak lazer epilasyon fiyatlarını, yarım alt bacak fiyatlarını ve yarım üst bacak fiyatlarını öğrenebilirsiniz. Ayrıca sizin için oluşturulan 6 seans bacak lazer paket indirimlerine de ulaşabilirsiniz. Hemen aramak ve randevu almak isterseniz çağrı merkezini arayabilirsiniz. Semte ve şehre göre doğrudan merkez aramak isterseniz lazer epilasyon merkezleri bölümündeki telefonlara bakınız.

    KAYNAK : www.ankaralazermerkezi.com

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 23 Nisan 2014 / 13:25
    Böylece birbirini izleyen seanslar sonunda kıllar uzun süreli olarak yok edilir. Fakat derinin diğer bölümleri ışığa geçirgen olduğu için, bu bölgelerde ısı
    yoğunlaşmadığından herhangi bir yan etki görülmez.
    
    Lazer yönteminin diğer tedavilere göre avantajı nedir ?
    
    İğneli epilasyon ile kıyaslandığında lazer işlemi ağrısız ve oldukça kısa süren bir uygulamadır.
    Örneğin dudak üstü 1-2, koltukaltları ise 3-5 dakika gibi bir sürede istenmeyen kıllardan temizlenir.
    Lazer epilasyon geniş bölgelere hatta tüm vücuda aynı seansta uygulanabilir. Hijyene uyulmadığı taktirde iğneli
    epilasyon yöntemi ile AİDS ve Hepatit B,C gibi hastalıklar bulaşabilir. Oysa lazer tedavisinde böyle bir risk
    bulunmamaktadır. Ayrıca, lazer epilasyonun iz bırakma riski yoktur.
    Lazer epilasyon başarılı mıdır?
    
    Lazer epilasyon uygulamalarında başarılı sonuç elde etmek için cilt rengi ve kıl yapısına uygun lazer tipi ve dozu seçilmelidir. Seansların düzenli aralıklarla
    tekrarlanması, sonucun daha başarılı ve hızlı olmasını sağlamaktadır.
    
    Lazer epilasyon güvenli midir?
    
    Lazer tekniği yaklaşık 30-40 yıldır güvenle tıpta kullanılmaktadır. Son 10-15 yıldır da lazer epilasyon yaygın şekilde kullanılmaya başlanmıştır.
    Ayrıca lazerin kanser yapıcı etkisi yoktur. Ama yine de Dermatoloji uzmanının kararı olmadan çeşitli ben ve kahve renkli lekelere lazer epilasyon
    uygulanmamalıdır. Merkezimizde FDA (Amerikan gıda ve ilaç onay dairesi) ve CE onaylı alexandrite lazer kullanılmaktadır.
    
    Kesin tedavi için kaç seans gereklidir?
    
    Vücudumuzdaki kılların aynen insanlarda olduğu gibi büyüme (anajen), duraklama(katajen), dökülme (telojen)evreleri vardır. Bölgelere göre değişebilmekle
    beraber kıllarımızın yaklaşık %30-70'i telojen evresindedir. Kılın ışığa en duyarlı olduğu an anajen evredir. Diğer evrelerde ise kıllar ışıktan etkilenmezler.
    Bu nedenle uygulamanın belli aralıklarla tekrar etmesi gerekir. Seans sayısı uygulama yapılan vücut bölgesi, cilt rengi, kıl rengi, kılın inceliği- kalınlığı, hormonal faktörlere göre değişir. Kalıcı çözüm için ortalama 3-8 seans gerekir. Genel olarak erkeklerde tüm bölgeler ve kadınlarda yüz bölgesinde seanslar uzun süreli
    olmakta ve tüyler incelerek kalabilmektedir. Genel olarak cilt rengi ne kadar açık ve kıl rengi ne kadar koyu ise başarı o kadar artmaktadır. Genital, koltuk
    altı ve bacaklar en iyi sonuçların alındığı alanlardır. Bütün bu faktörlere bağlı olarak başarı oranı %50-90 dır.
    
    Seans aralıkları nasıl belirlenir?
    
    Seans aralıkları uygulama alanına göre değişebilir. Genellikle uygulamalar 4-8 haftada bir yapılır.
    
    Lazerle epilasyonun yan etkisi var mıdır ?
    
    İşlem sırasında ağrı duyumu kişiye göre değişmektedir. Bu ağrı çoğunlukla dayanılabilir niteliktedir ve genellikle lastik çarpması, iğne dokunması hissi
    gibi tanımlanır.
    
    Seans sonrasında birkaç dakika süren kızarıklık, şişlik gelişebilir, fakat bu yan etkiler geçicidir ve hastaların günlük aktiviteleri etkilemez.
    
    Uygulama yapılan ciltte yüzeysel kabuklanma bazen oluşabilen geçici bir problemdir. Çoğunlukla bu kabuklanma günler içerisinde düzelir ve
    deri normale döner.
    Nadir vakalarda deride renk değişikliği dediğimiz açılma ya da koyulaşma gözlenebilir. Neredeyse tüm vakalarda deri 6-12 ay içinde
    normale döner. Skar dokusu denilen deride kalınlaşma çok nadir görülen bir yan etkidir ve kalıcı olabilir.
    
    Eğer uygulama dermatoloji uzmanlarının gözetiminde yapılır, doğru lazer tipi ve dozu seçilirse; herhangi bir
    yan etki görülmez.
    
    Yaz aylarında uygulama yapılabilir mi?
    
    Tedavi yaz aylarında da uygulanabilir. Fakat, uygulama yapılacak kişiler hekimin önereceği güneşten korunma yöntemlerini dikkatle uygulamalıdır.
    Ayrıca bronz tene uygulama yapılmamalı, uygulama sonrasında güneşte kalınmamalıdır. Bronz tene uygulama yapıldığında hem yan etkiler
    görülmekte, hem de başarı oranı düşmektedir.
    
    Lazer epilasyon kimler tarafından uygulanır?
    
    Merkezden aldığınızı ücretsiz görüşme seansı randevüsünde öncelikle dermatoloji doktorlarımız tarafından muayeneniz yapılır ve tüy
     yapınızın lazere uygun olup olmadığına karar verilir; gerekli doz ve ayarlamalar yapıldıktan sonra tedaviye geçilir.
    
    Tedavi hazırlığı nasıl yapılır?
    
    Lazer epilasyon uygulamasından en az 1 ay öncesine kadar ağda, cımbız, ip gibi kılları kökten alan yöntemlerin uygulanmamış
    olması gerekir. En az 1 ay öncesinden güneş banyosu yapılmamış ve solaryuma girilmemiş olmalıdır. Bronz tene uygulama
     yapmak doğru değildir.
    
    Tedaviden 3 gün önce bölgenin uygun şekilde tıraş edilmesi yeterlidir. Lokal anestezik krem uygulanmasına genellikle
    etkin soğuk hava nedeni ile gerek duyulmamaktadır. Ağrı eşiği düşük olan hastalara gerektiğinde lokal anestetik
     kremler uygulanabilmektedir.
    
    Tedavi nasıl uygulanır?
    
    Lazer ışığı cilde bir ışık demeti şeklinde uygulanır. Her atış cihaz başlığının büyüklüğüne göre bir alanı tarar.
     Merkezimizdeki 18 mm çapındaki lazer başlığı ile bu alandaki kıllar saniyenin yarısından az bir zamanda
    yok edilmektedir. Kullandığımız lazerler dünyadaki en hızlı lazerlerdir. Saniyede 2.5 atış yapabilmektedirler.
    
    Tedavi sonrası ne yapılmalıdır?
    
    Lazer epilasyon uygulaması sonrası kızarıklık ve kıl etrafında hafif bir şişlik oluşabilir. Bu reaksiyon birkaç saatte
    kaybolur. Bazen 1-2 güne kadar da uzayabilir. Bölgesel bu reaksiyon için bazı kremler, soğutma işlemi uygulanır.
    Hastalarımız uygulama sonrası dikkat edilecek hususlar için bilgilendirilir. Uygulama yapılan bölgenin
    2 hafta boyunca güneş ışığına maruz kalmaması ve yüksek faktörlü koruyucu kullanımı önerilir.
    yazarYazar: admin | tarihTarih: 22 Nisan 2014 / 14:07

    lazer epilasyon uygulanacak bölgeler tum vucuda lazer epilasyon uygulanabilir türkiyede yaşıyan tüm erkek ve bayanların yeni güzellik harçamalarının arasında en başında lazer epilasyon gelmektedir. bir çok kişinin türkiye genelindeki özel hastanelerde lazer epilasyon yaptırdıgını biliyoruz. güzelleşmek türkiye oldukça önemli hale gelmiştir kozmatik sektörü tüm dunyada paral ekonomi güçünün yarısını kozmatik türü ürünlerden kazanmaktadır bu güzellik merkezleri türkiyenin hemen her ilinde mevcuttur yurt dışından ihtal edilen ve güzelleşmek ugruna harçanan milyon dolarlarımız vardır. şimdi teknoloji ilerlemesine ragmen yine kazanç kapısı acan bu güzellik uzamanları şimdi moda olan lazer epilasyon tüy dökucu cihazlarla başarı elde ediyor

    Daha detaylı bilgi almak için www.ankaralazermerkezi.com

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 20 Nisan 2014 / 17:57

    lazer epilasyon tedavisi yaptıran varmı aradınız yorumlarınızı bekliyorum bu konuyla alakalı fiyaları nedir ve tıp merkezlerinda hastanelerde lazer epilasyon tedavisi uygulanıyormu yoksa özel polikinliğlerindemi bu işlem yapılıyor tüm vucüd lazer fiyatları hakkındaki fikirleri olan arkadaşlarımızdan mesaj bekliyoruz ve lazer yapılan bölgelerde kızarıklık agrı gibi şiddetli yanmalar oluyormu her konu hakkında lütfen uzun uza bilgi verirseniz bizlerde ona göre davranıırz tüm vucud lazer epilasyon fiyaları hakkında ve hangi ilde yapıldıgı hakkında genel bilgiler vermenizi istiyorum herkeze şimdiden teşekkür ederim.

    yazarYazar: admin | tarihTarih: 9 Nisan 2014 / 23:46

    Bayern Munih 3 Manchester United 1 maç özeti

    Şampiyonlar Ligi’nin son şampiyonu Bayern Münih, 1-1′in rövanşında evinde konuk ettiği Manchester United’a acımadı ve sahadan 3-1′lik galibiyetle ayrılıp yarı finale adını yazdırdı. Almanya Ligi’nde haftalar önce şampiyonluğunu ilan eden Bavyera ekibi, 57′de Evra’nın golüyle 1-0 geriye düştüğü maçı 59′da Mandzukic, 68′de Müller ve 76′da Robben’in sayılarıyla 3-1 kazanıp, tur biletini kaptı.

    Toplam 50 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345102030...Son »